Giriş Formu

İletişim

İletişim adresi

 

 

  pembe oje

Örgüye Başlarken

Örgü modelleri konusunda geniş bir arşiv. Tek şiş ve iki kat örgü nasıl yapılır. Örgü için doğru şiş nasıl seçilir hepsi için alttaki linke tıklayınız. Kazak ve yelek örgü modelleri

Örgü devamı

örgü adresi

feed-image Feed Entries

Tavsiyeler

 

 

Örgünün Hikâyesi

 

Örgü sanatının çok eski çağlara giden bir tarihi var. Hz. İsa'dan önce V.VI. yüzyıllarda insanlar şişle yün örmeyi biliyorlardı. Örgü ile ilgili ilk tarihî belgeler Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılarda bulundu; böylece, bu sanatın Asya Türkleri arasında da gelişmiş olduğu anlaşıldı. Örgüde, ilmeklerin tuzak düğümlerine benzeyişi ve kullanılan gereçlerin basitliği de örgünün bir avcı ve göçebe uygarlığında doğduğu tezini güçlendirir. Atlı ve göçebe uygarlıkta gelişen bu örgüler, kervanlarla ve ticaret gemileriyle doğuda Tibet'e; batıda İspanya'ya kadar yayıldı. İspanya'dan da İngiltere'ye ve İskoçya'ya geçtiği bilmiyor. Efsaneye göre Britanya adaları halkı örgü işini, 

bir felâketten kurtulan deniz kazazedelerinden öğrendiler. Orta Asya buluntularından sonra en eski örgü örneklerine eski Mısır mezarlarında rastlandı. Bunlardan, başparmağı ayrık kırmızı yün çoraplar bugün Londra'da, Victoria ve Albert Müzesi'ndedir. O zamanlar kullanılan gereçler bugün alışık olduklarımızdan biraz farklıydı. Araplar tığı andıran gagalı şişlerle ve ipliği sol ellerinin işaret parmağıyla yürüterek örerlerdi. Bu yöntem (Tunus işi) Balkan ülkelerinde bugün hâlâ kullanılır. Örgü sanatı gelişip yayıldıkça şişler de gelişti ve bugünkü biçimlerini aldı. Örgüde göçebeler hammadde olarak sürülerinden elde ettikleri yapağıyı kullanıyorlardı. Kumaşı taklit etmek istedikleri içinde örgüyü sonradan, bugün çoban yamçılarında ve yer keçelerinde yapıldığı gibi, keçeleştiriyorlardı. XVI. yüzyılda ipek batıya ulaştı. O zaman özellikle din büyüklerinin ve saray mensuplarının elbiselerine ipekten örülen atkılar, pelerinler, başlıklar eklendi. Pamuk Avrupa'ya XVIII. yüzyılın sonunda geldi ve böylece «beyaz örgü» denen tür doğdu; ince çelik tığlarla işlenen dantel perdeler, yatak örtüleri," çocuk takımları evleri süslemeğe başladı. Ancak herkesin bilmediği bir şey var; örgünün başlangıçta daha çok bir erkek işi olduğu. Belki de o devirde kadınların bu işe el atmaları bile yakışıksız sayılıyordu. Kadın yün eğiriyordu, ama bunu örmek erkeğe özgü bir ayrıcalıktı. Bu örücülerin ayrı meslek loncaları vardı. Loncaya girmek isteyen genç, bir örgü ustasının yanında en az üç yıl çıraklık ederdi. Sonra da üç yıl değişik teknik ve örgü yöntemleri öğrenmek için gezilere çıkmak zorundaydı. Döndükten sonra, belli sayıda orijinal motifi en kısa sürede ve kusursuz bir teknikle yaptığını ispatlayacak bir sınavdan geçmesi gerekirdi. Bu görenekler Kuzey Avrupa'nın bazı kesimlerinde, Britanya ve İrlanda adalarında bugün de devam ediyor. Halat ve ağ yapmakta usta ve eli çabuk denizcilerle balıkçılar kendi kazaklarını hâlâ kendileri örerler. Zamanla ve hemen de bütünüyle bir kadın işi haline gelen örgü, günümüzde her bakımdan en gelişmiş çağını yaşıyor. Dünya modacıları, örgüyle yapılmış kadın, erkek, çocuk elbiseleri üzerinde çalışıyor. Ev eşyasının büyük bir kısmı örgüyle yapılıyor (perdeler, yastıklar, yatak örtüleri, masa örtüleri v.b.). Gerçek bir halk sanatı türü olan örgünün zaman içinde yenilenmesine çalışmak hepimiz için hem büyük bir ihtiyacın cevabı, hem de pek zevkli bir görevdir. El örgüsü Dikiş Nakış size bu anlayışla sunulmaktadır. Kolay gelsin!

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Her hakkı saklıdır. © 2009-2011 modelleriorgu.com

tumblr statistics

RocketTheme Joomla Templates