|
Yüzyıllardır, duygulu ve algılı kadınlar, ressamların boyası yerine renk renk iplikler kullanarak ve iÄŸneyi uygun bir kumaÅŸa batırıp çıkararak sanat eserleri yarattılar. Biz nakış yoluyla yapılan bu eserlere genellikle «iÅŸleme» diyoruz. Elde, gergefte, kasnakta yapılan bu el sanatının tarihi çok eski çaÄŸlara uzanır. En eski devirleri açıklayan arkeoloji kazılarında iÅŸleme sanatının en önemli aracı olan iÄŸneler bulunmuÅŸtur. Kutsal kitaplarda, nakıştan söz eden satırlar vardır. Ünlü —Yunan ÅŸairi Homeros, Odisseus adlı kitabında Helene ve Kirke'nin iÅŸlemelerini anlatır. Babil yazmalarında iÅŸleme aracı olarak iÄŸnenin adı geçer. Demek ki bu sanat en eski çaÄŸlardan baÅŸlayarak bugüne ulaÅŸmıştır. Åžimdi de deÄŸiÅŸen bir ÅŸey yoktur. Nakış yapan kadın dün olduÄŸu gibi bugün de, kadın ruhunu, duyarlığını, kadına özgü sanat anlayışını, kısası, modern geliÅŸmelerin ardındaki bütün kadınca deÄŸerleri iÄŸnesiyle dile getiriyor. Ama elbette daha geliÅŸmiÅŸ yöntemlerle, daha geniÅŸ imkân ve araç gereçlerle. |
|



